Laiklikten önce Din ve Devlet İlişkisi

Mart 24, 2008 at 10:42 am (SOSYAL BİLGİLER)

Laiklikten önce Din ve Devlet İlişkisi
Ortaçağdan önce insanlar kralın gücü tanrıdan geliyormuş gibi görür, yetkisiyse Tanı’nın istemi olarak kabul ederlerdi. Daha sonra ortaçağda Hıristiyanlık yayılınca, Tanrı kutsal ruh olarak Hıristiyan dünyasını ve Hıristiyanların yaşamını yönettiğine inanıldı. Ortaçağın ilk günlerinden itibaren Kilise Doğu Roma imparatorluğunun şemsiyesi altında resmi din niteliği kazanırken Doğu Roma’da egemenliğini kilise desteği ile sağlamlaştırmak istiyordu. Gün geçtikçe kilisenin otoritesi sağlamlaşıyordu bu otoriteye ilk isyan Yüzyıl Savaşları sırasında İngiltere’den geldi.
İngiltere’nin Fransa ile yaptığı Yüzyıl Savaşları sırasında Papanın açıkça Fransa’yı desteklemesi İngiltere’nin papaya karşı yüzyıllardır süren saygısını azalmaya başlamıştı. Saygı yerine hoşnutsuzluk ve isyan duyguları gelişiyordu. Zaten savaştan bunalmış olan halk, kilisenin göze batacak kadar çoğalmış olan mallarının devlete aktarılmasını istiyordu. Aynı dönemde gene İngiltere’de Wyclif’in önderlik ettiği yeni bir din, yeni bir Hıristiyanlık anlayışı doğdu. Bu anlayışa göre kilisenin tek önderi Hz. İsa olabilirdi. Onun İngiltere’deki temsilcisi Papa değil, İngiltere Kralı olmalıydı. Bu gibi düşüncelerin çoğalması ve halkın bilinçlenmesi ekonomik ve toplumsal açıdan gelişmesini sağladı. Bununla beraber parlamentolar oluşmaya başladı. Ayrıca dünyanın yeni siyasal görüntüsü içinde kamu oyu uyanmış ve özellikle burjuva sınıfı siyaset içinde yer alma talebiyle ortaya çıkmıştı. Bu koşullar altında krallar günümüzdeki gibi olmasa parlamentonun açılmasına izin vermek ve bu gelişmelere göz yummak zorunda kaldılar.
Önceleri kent meclisleri biçiminde görülen bu parlamentolar, kısa bir süre içinde ulusal parlamentolar niteliğini kazandı. Böylece krallar artık sadece ‘’Tanrı böyle yaratmış olduğu için ve ‘’kilisenin manevi otoritesi’’ altında değil, bir anlamda ulusal iradeye dayanarak hüküm sürmeye başladılar. Ancak hak egemenliği buna rağmen son derece dar bir anlam taşımaktaydı.
Dünya üzerinde oluşan bu meclislere her ülkede faklı adlar takılmıştır. Aradan birkaç yüzyıl geçtikten sonra bu meclisler ve kral arasında otorite kavgası çıkacaktır. Zaten oy verme yaygınlaştıkça bu meclisler halk egemenliğine dayanmak isteyecekler ve insanlar arasında eşitsizlik üzerine kurulu bulunan eski düzenin yerine, eşitlilik ilkesini benimseyen yeni bir düzenin savaşını vereceklerdir. Laikliğin başlangıç noktası bu olacaktır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: